13.10.2026 Lefkoşa 24°Girne 24°Gazimağusa 25° USD 49.37EUR 55.21GBP 65.46 Akşam 18:21
SON DAKİKA AKIŞI
FLAŞ
Asayiş

Filo Jet soruşturmasında 9 zanlıya 7 gün ek tutukluluk: Su geçirmez kapılar açık kalmış

Girne açıklarında 30 Ağustos'ta batan Filo Jet ile ilgili altıncı duruşmada, geminin su geçirmez kapılarının açık olduğu ve önceki tamiratın uzman raporunda yetersiz bulunduğu aktarıldı. Mahkeme, dokuz zanlının 7 gün daha tutuklu kalmasına karar verdi.

Kıbrıs Akış Haber Merkezi ·
Filo Jet soruşturmasında 9 zanlıya 7 gün ek tutukluluk: Su geçirmez kapılar açık kalmış

Girne açıklarında 30 Ağustos'ta yaşanan Filo Jet gemi faciasına ilişkin soruşturmada tutuklu bulunan dokuz zanlı, altıncı kez Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarıldı. "Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla yargılanan şirket direktörü A.Ö., birinci kaptan M.Ö., ikinci kaptan M.N.S., birinci makinist Z.Ö., ikinci makinist M.G. ile mürettebattan S.E., Q.Q., V.H. ve R.İ. hakkında 7 gün daha tutukluluk emri verildi.

Duruşmada soruşturmanın son durumunu aktaran Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş, faciada şimdiye kadar 18 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını, 10 kişinin ise hâlâ kayıp olduğunu söyledi. Mannaş, 25 Eylül'de batık enkazında cansız beden bulunmadığının belirlendiğini, "Optimus Prime" adlı geminin enkaz çevresinde aramalarını sürdürdüğünü kaydetti.

Son bir haftada batığın 685, 922 ve 970 metre kuzeydoğusunda üç naaşa ulaşıldığını belirten Mannaş, sonuncusunun 29 Eylül'de denizden çıkarıldığını aktardı. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda yapılan DNA incelemeleri sonucunda naaşların Mehmet Asaf Biçer, Nihat Pancar ve Ferdi Törer'e ait olduğu belirlendi.

Su geçirmez kapılar kapatılmamış

Mannaş, katamaran tipi gemilerde bölmeler arasında bulunan ve seyir öncesinde kapatılması gereken su geçirmez kapıların Filo Jet'te açık bırakıldığını açıkladı. Bu tespitin ikinci makinist M.G. ile mürettebattan V.H.'nin ifadelerine dayandığını belirten Mannaş, bu nedenle geminin batmazlık özelliğinden yararlanılamadığını vurguladı. Bugün Kıbrıs'ın aktardığına göre polis, kapılar kapalı olsaydı suyun diğer bölmelere yayılmasının sınırlanabileceğini, geminin daha geç yan yatabileceğini ve yolcuların tahliyesi için daha fazla zaman kazanılabileceğini ifade etti. Bu durumun batışa ve can kayıplarına etkisinin ise teknik incelemelerle ortaya konacağı belirtildi.

Savcının kapıların kapalı tutulmasından kimin sorumlu olduğunu sorması üzerine Mannaş, kaptan M.Ö., baş makinist Z.Ö. ve ikinci makinist M.G.'yi işaret etti.

Kara kutu kayıtları polise ulaştı

Mahkemede, Başbakan Ünal Üstel'in geçen hafta bulunduğunu duyurduğu seyir veri kayıt cihazına (VDR) ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Mannaş'ın aktardığına göre 25 Eylül'de su yüzeyinden çıkarılarak emare olarak alınan cihaz, 30 Eylül'de Türkiye'ye gönderildi; içindeki kayıtlar 1 Ekim'de KKTC'ye ulaştı ve aynı gün Polis Genel Müdürlüğü'ne bağlı ses inceleme uzmanı tarafından tahkikat ekibine teslim edildi. Seslerin incelenmesine o gün saat 16.00 sularında başlandı.

Mannaş, yaklaşık iki aylık dönemi kapsayan kayıtlarda geminin seyri, hızı, yönü, arıza durumu ile kaptan köşkü, salonlar ve makine dairesindeki konuşmaların yer aldığını söyledi. Konuşmaların kime ait olduğunu belirlemek için şirket direktörü dışındaki sekiz zanlıdan ses örneği alındığı bildirildi.

Tamirat raporu ve çelişkili ifadeler

Bugün Kıbrıs'ın haberine göre Makine Mühendisleri Odası uzmanlarının, kıyıya vuran gemi parçaları ile ikinci kaptanın telefonundaki hasar fotoğraflarını inceleyerek hazırladığı raporda, gemide daha önce yapılan tamiratın yetersiz ve kabul edilemez olduğu değerlendirildi. Mannaş, fiber malzemedeki çatlağın zamanla büyümüş olabileceğini belirtti. Savunma ise uzmanların gemi mühendisi olmadığını ve hasarlı bölümün ana yapısal unsurlardan biri olmadığını öne sürerek etkinin kesin teknik raporlarla belirlenmesi gerektiğini savundu. Mannaş, uzmanların makine mühendisliği ve akışkanlar mekaniği alanında yetkin olduğunu ifade etti.

Mannaş, ikinci kaptan M.N.S.'nin daha önceki ifadesinde geminin sol ön kısmındaki tamiratın kaptan ve mürettebat tarafından yapıldığını ve bunu şirketin Türkiye'deki yetkililerine bildirdiğini söylediğini hatırlattı. Birinci kaptan M.Ö. ise ilk kez verdiği gönüllü ifadede tamiratı Girne Limanı'nda gördüğünü ancak şirket yetkililerine bildirmediğini söyledi. Savcı Doğa Tokay, iki ifade arasındaki çelişkiye dikkat çekti.

Kaptanın avukatı Bahar Ersözer, müvekkilinin ifade verirken avukatıyla görüşmek istediğini, ancak polisin kendisine "İki kere avukatınızı aradık, açmadı" dediğini savundu. Müfettiş bunun bir iddia olduğunu belirterek reddederken, kaptan bulunduğu yerden "İstedim" dedi.

İkinci kaptanın avukatı da müvekkilinin soruşturmaya önemli bilgiler sağlayan bir tanık olarak da görülmesi gerektiğini, facia öncesindeki uyarılarının kara kutu kayıtlarında ortaya çıkacağını ileri sürdü. Mannaş, geminin daha önce kaza geçirip geçirmediğinin ve hasarın nasıl oluştuğunun henüz netleşmediğini, Türkiye'deki makamlarla yazışmaların ve beklenen raporların sürdüğünü kaydetti. Mahkeme, soruların soruşturma aşamasıyla sınırlı kalması gerektiği gerekçesiyle bir savunma avukatını üç kez uyardı.

Bu haber şu kaynaklardaki bilgiler derlenerek hazırlanmıştır: Kıbrıs Gazetesi, Bugün Kıbrıs

#Filo Jet#Girne Kaza Mahkemesi#Mehmet Mannaş#Girne#Doğa Tokay

WhatsApp'ta paylaş Telegram

İlgili Haberler